Birkan Tatar

Kişisel bir şey değil bu

Paranoid Park

Mayıs30

paranoid-park

Uzun zamandır yazmak isteyip de yazamadığım film. Gus Abi yine yapmış yapacağını. Minimalizmin prensi Gus Abim :P  

Gus Abinin sadece 4 filmini izledim; Elephant, Milk, Gerry ve Paranoid Park.  Tabii Milk’i bunların dışında tutmak gerek zira minimalist bir film değil, konu güzel anlatım güzel iyi hoş ama minimalist değil işte :D Gerry ise insana sinir krizleri geçirtebilen bir film. Temel fıkrasından daha basit bir olay 80 dakika yapılmış, final sahnesinde şok geçiriyorsunuz. Elephant ise büyüleyiciydi benim için. Hele o fur elise çalma sahnesi beni bitirdi. Paranoid Park da o etkiliyiciliği yakalamıştı bence.

Devamını okuyun »

Dancer in the dark (Karanlıkta Dans)

Eylül12

dancer in the dark - karanlıkta dans - björk

Lars Von Trier’in 2000 yapımı TEMA gönüllülerini, panter Emel ablaları bile ulan bu kadar da naturalist olunmaz ki kardeşim yaa dedirten, Björk’ün başrol Selma karakterini canlandırdığı filmi. Björk oynar, yarı müzikaldir, sıradışıdır, özgündür, idam sahnesi süperdir (ay spoiler mi yaptım ne) Neyse bu tanıtım yazısından kurtululup 2.paragrafa geçelim….

Devamını okuyun »

Pulp Fiction (Ucuz Roman)

Ağustos31

pulp fiction, ucuz roman

1994 yapımı Belki de evrenin en iyi ganster filmi bu düşüncesiyle beyni zorlayan, Tarantino’nun başyapıtı, Vay anasını yani bu film 3 saat miydi Allah Allah dedirten eser (daha sonra 2.5 olduğunu anlıyosunuz o da ayrı bi konu)

Devamını okuyun »

A Clockwork Orange (Otomatik Portakal)

Ağustos19

 otomatik portakal a clockwork orange

Geleceğin İngilltere’sini anlatan 1971 yapımı bir Stanley Kubrick efsanesi… Bu hafta hem kitabını okudum, hem de filmini izledim. Ve efsanenin ne kadar büyük olduğunun tartışılırlığını anladım…. Heyt nası merak yarattı şimdi bu cümleler hadi more’a tıkla da oku sevgulü ziyaretçi…

Devamını okuyun »

The Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli)

Ağustos19

Bir Stephen King roman uyarlaması daha… Belki de en güzeli. 1994 Amerikan yapımı The Shawshank Redeption, IMDB listesinde bile 1.lik tahtından kolay kolay inmeyen bir film. Filmin ana kahramanlarını da Tim Robbins ve Morgan Freeman canlandırıyor. Bu kadronun karşısında bize İbraaam tatlıses gibi vay vay vaaay demek düşer. Nevet filme dönelim…

esaretin bedeli The Shawshank Redeption

Devamını okuyun »

10 Items or Less (Ekspres Kasa)

Ağustos14

Yahu bu Awake(Anestezi) ne kısa filmmiş yaa derken başımıza bu çıktı :D 73 dakika yazısını görünce bende iki düşünce belirdi. Birinci ‘ohh be çabuk bitecek’ idi zira dün malumunuz olan 160 dakikalık 2001: A space osyssey ‘i izlemiştim. İkinci düşünce ise 73 dakikada neyi anlatacak bu film, neyi anlatabilecek oldu. 2006 yapımı ekspress kasa bu açıdan ilginçti.

10_items_or_less

Devamını okuyun »

Lolita

Ağustos14

Sevgili Kubrick’in çektiği orjinali 1962 yapımı olan fakat 1997′de bir yeniden çevrimi çekilen filmi oluyor Lolita. Avrupa’lı çizgisinden kaymayan Humbert beyimiz oda kiraladığı evin 15 yaşındaki kızına, kızın annesi de Humbert’a tutulur…(spoiler!: Allah’tan Humbert anneyi kolay atlatıyor yukarıdakinin yardımıyla)

lolita  Devamını okuyun »

2001: A Space Odyssey

Ağustos13

2001

Türkçe adı 2001: Bir Uzay Destanı olan 1968 yapımı Stanley Kubrick filmi. O kadar derin anlamlar ve sembolizmin milyonlarca örneğini içerir ki sanatın doruklarını yaşatır. Efendim Sezai Karakoç kapalı şiir yazar anlayamazsınız diye düşünün MFL’li biriyseniz bir de 2001′i izleyin. Bakın Stanley abi mi kapalı anlamlar veriyor, Sezai mi ;) Filmin yarısından fazlası havada süzülen uzay gemilerini göstermekte, meğer bunda bile bir anlam varmış, okuyup araştırdıkça anlıyoruz….

Devamını okuyun »

Un Long Dimanche De Fiancailles (Kayıp Nişanlı)

Ağustos10

Un Long Dimanche De Fiancailles(2004), İngilizce adıyla A very long engagement ve Türkçe adıyla Kayıp Nişanlı. 

kayıp nişanlı 

Filmimiz 1.Dünya Savaşı’na gidip de dönmeyen sevgilisini aramaya koyulan topal kızımızın hikayesini anlatıyor. Devamını okuyun »

The Sixth Sense (6.His)

Ağustos8

6.his

1999 yapımı 6.His, Bir devrim niteliğinde gördüğüm ve izledikten sonra filme burun kıvıranı duyduğum herekse tuuu dediğim bir film oldu . Yani babam burun kıvırsın onu bile tanımam tuuu derim. Hatta tüü derim. Her neyse, konuya devam.. Devamını okuyun »

« Eski Yazılar
  • Giriş
  • Standart XHTML
  • XFN
  • WordPress
  • Yakuter