Birkan Tatar

Kişisel bir şey değil bu

Ankara’da son gün

Şubat12

Evet bugün Ankara’da son günüm, son 27 saatim. Dün 7.15′te uyanıp, Beytepe kampüsüne gidebilmek için arkadaşlarımı ve otobüs kuyruğunu bekleyip sınava 15dakika geç girip bilmem kaç dakika erken çıkınca aslında beni Ankara’da tutan hiçbir şey kalmadı. Merkez Diş Deposundan Polywax’ımı da aldım ve yolculuğa hazırdım. Ancak uçak biletini aylar öncesinden alınca böyle olacağını kestiremiyorsun, haliyle ben de bileti Cumartesiye almıştım.

Bu arada Polywax’a niye herkes polivaks diyo yaa poliveks diyelim ne kibar ne şeker bişey oluverir. Kimsede mumu sevme çabası göremiyorum.

Ankara’daki son günüm dedim değil mi, evet böyle yazınca bugün özel bişey yapmışım da anlatacakmışım gibi durdu ama günü muhtemelen yurtta geçirebilirim, aslında Ulus’a gidip Konya sokağı bulup, elektronikçilerden pancake motor ya da en azından başka bir ufak titreşim motoru bulmak istiyorum, eve gidince el kamerası için 35mm adaptörümü tamamlamayı planlıyordum bir haftadır, anatomi finaline çalışacağıma bunu araştırdım yine geçenlerde ama finaller bitince o şevk kırıldı. ÖSS’ye hazırlanırken de Sinema’nın 5 Temel Öğesine başlamıştım, ÖSS geçti bir yıldır kitapta 80.sayfaya gelebildim. İnsan böyle bi organizma işte.

Gece Hunger filmini izledim, bitirdim, 15dakikalık konu 96 dakikaya esnetilmiş, küfür mü etmeli tebrik mi etmeli kestiremedim ama IMDB’ye girince mevcut ortalamasına ayıp olmasın diye 7 verdim.

Erkin’le bütün gün Ankara’yı yürüyerek yarılayıp, metrodan inice yurda gideceime Derman’ın evine gittiğim için, dönüşte de yorgunluktan zaten bitap bünyemi çok zorlamış olacağım ki kaç gündür boğazımın ağrısı, burnumun tıkanıklığı devam ediyor. Bal, ıhlamur hep anlık rahatlamalar sağlıyori gece uyumak zor bu şekilde. İkbal odaya dönmüş olmasa sabahlardım dün gece muhtemelen.

Bu arada dün sınavdan gelince PES oynamaya gittik 7 kişi. Benimle eşlenip yenilmeyen üstüne 2-1 galibiyet alan tek insan Mehmet oldu, kendisini tebrik ediyoruz. Erkin de çok artislik yapınca Serhatla ikisi bana karşı oynadılar. İlk golü çakınca bayağı gaza geldim ama üstüne yediğim 4 gol pek iyi olmadı. Neyse geliştircez artık PeS’i, belki tatilde buna yönelirim :D

Şu sıralar şunları öğrendim;

-İlk vize özellikle çok önemli, yüksek not almaya bakacaksın, sonra kaldım kaldım bütünlemeden bile 72 alamam demeyeceksin.
-Kuğulu Park’a gittim, kuğular falan şeker biyer fakat Park Kurtuluş Park’ının yirmide biri kadar olmasa daha güzel olabilirmiş. Gerçi Kurtuluş’ta da başımıza bi iş gelse bi hafta sonra bulurlar heralde.
-Metro’ya bile paso kontrolü için eleman koymuşlar, Ankamall’den çıkıp öğrenci egosuyla saf saf turnikeden geçince önüm kesildi, bir de fırça yedim. Metroya dikkatli binmek lazım öğrenci egosu kullanan pasosuz arkadaşlar, otobüste rahat olun zaten şoförün insafına kalmış, kaçış yok ama metroda en uzak turnikeyi seçin, bir de cebinizde boş bi normal ego kartı olsun diyollar.
-Hukuçular tatile gitmeden evel Erol ve Yılmaz’la AOÇ’ye gittik, ilk defa kokoreç yedim, kanımca son defaydı zaten bana göre bişey değil, bi daha gidersem ya döner ya köfte :D Hayvanat bahçesi’nin 16.40da kapandığını öğrendim, hava kararmadan kapatıyolar galiba, kurtlar yemesin turistleri diye. Banliyö trenini kullanmış olduk bir de, kaloriferlerinin deli gibi çalıştığını öğrendik, Yılmaz’ın ayakkabısının tabanı eriyince…
-Protezcilerin finalde gömdüğünü öğrendik, 2lere de aynısı olmuş çünkü galiba.

Neyse son yazmadan sonlandırıyorum zaten kim okuyacak bu kadar uzun gereksiz şeyi

saykome

Ekim30

mazoşistim de sadistim de

dünya cehennem

ben de zebaniyim

başkalarını yakıyorum ama

bunu yapabilmek için

kendim de ateşin içinde duruyorum

GÜLümse

Ekim27

Aldıranlar gül aldırmakla gül alana nasıl bir ceza verdiklerinin farkındadırlar mı acaba.. Yani diyelim gül istedin hıh hoh höh git bana gül al diye, karşıdakine bu niye ceza oluyor. . . Bence ne yaptığınızın farkında değilsiniz ancak yine de ceza güzel, gidip almak yürümek ve dakikalarca öyle beklemek geriyor adamı. Birşeyler çekmiş oluyorsunuz yani. Ama elbette herşey karşılıklı, gül alan da alttaki alüminyumu sökmeli, dikenler onun eline eline girsin diye… Ne yazık ki çoğu çiçekçi o dikenlerin genelini budadığından bu kutsal merasim gerçekleşemiyor, ziyanı yok düşüneni de yok bunların zira. Elinizde vermeyi beklediğiniz gül, protezde vermeyi beklediğiniz bir dişten çok da farklı değil :D Yarı gurur yarı korku yaşatıyor tutana, verince büyük şeyler olması bekleniyor ama ikisinin de kırılma ihtimali yüksek. Bugün asistanlar uzattığım gülleri ne yapacak bakalım. . .

Funny thing

Ekim26

Hayat ne kadar komik ne kadar acı. Halbuki sen benim hayatımı çok daha güzel yapabilirsin, herşeyi unutabilirim, sana da unutturabilirim, ağlamazsın. Ama sen buna yanaşmıyorsun. Ben de onun acılarını dindirebilirim, güldürebilirim ama ben de buna yanaşmıyorum. Ama sen olmasan yanaşabilirdim, benim suçum yok; aynı rüyayı görüp farklı yerlere gidiyoruz işte

Çok daha özel olabilirdi, güzel, olmayacak

Okul ağır, hayat boş, uyu artık 12ye geliyo

Ekim7

Anatomi korkuttu, histolojici dondurdu. 5′ten beri yurttayım akşam programım olmadığı için çok sıkıldım ama güzel bir film izledim en azından odamda. Yurda resmi kaydımı bugün yaptırdım sonunda. Yarını heyecanla bekliyorum güzel olur inşallah beklentilerim var :D Geçen seneden kalan onlarca insan da gözümü korkuttu. Erkin iyi ki doğdun ama gecemi berbat ettin bu arada :D

Yine evsiz . . .

Eylül9

Ankara’dan yarı mutlu yarı karışık dönmüş idik. Yurtlardan hayır gelmeyeceğini anlayınca Erkinle kalacağımız bir ev tuttuk (kendisi o srıada yoktu amma) e tabii ev tutmanın vermiş olduğu haklı bir mutluluk vardı. Mis gibi herşey kişisel ferah, kombili, okula yakın, kızılaya sakaryaya oraya buraya her yere yakın herşeyden önemlisi sonuçta evdi işte :D Kontrata imzamı çaktım, babam da çaktı Kamil amca ve erkin daha sonra çakacaktı. Kafaları kurcalayan tek soru bu dökülmekte olan benden oldukça yaşlı evin nasıl adam olup yaşanılır hale geleceği idi.

E dedik olur hallederiz marleyler sökülmüş olabilir, muşambalar var parke resimli ondan sereriz parke imajı olur dedim kendi kendime :D Kombi su borularıyla gelen bir gaz hattına sahipti ama olsundu Allah korurdu :D Böcekler duvarın dibine yuva yapmıştı ama detan sıkıp silikonla doldurabilirdim.

Bugün uyanıp MSN’e girdiğimde Erkin’den öğrendim ki Kamil amcanın beyninde şimşekler çakmış (yıldırımlar da bize girdi :D ) bilmem ne vakfının misafirhanesini ayarlayabiliriz benim kanks var ücret de şöyle oda da böyle yemek de öyle diye bir güzel bitirdielr ev işini. Artık evimiz yok. İlerde Allah kerim . .

 

Elveda armut koltuk

Elveda nar ağacı

Elveda nargy

Elveda kediciiik :(

ve Upload biteeer… :D

Ağustos28

An itibariyle vimeoya uploadımı tamamladım. Tabi ki video şifreli, belli kişiler izleyecek sonra akıbeti belli olcak, pre gösterimler bunlar :D Haydi hayırlı uğurlu ola. Vimeo 2 saat sonra convertini tamalayıp yayına koycakmış inşallah :D http://www.vimeo.com/6313546

Flaş Flaş Hamam Böcekleri’nin montajı tamamlanmak üzere !! Tekrar ediyorum ha… :D:D

Ağustos24

hmload

Evet arkadaşlar, bilen bilir hamam böcüklerinin kaba montajı kibar montajı aslında bitmiş durumda, tek kalan bir iki ses efekti ve haber bültteni sunucusunun konuşmasıydı. bu konuşma sesini kaydedebileceğim bir dişi insan bulamamıştım uzun zamandır ne yazık ki, bu yüzden de montaj askıda asılı kalmıştı öylece. Bir ara yengeme yaptırayım dedim sonra o da olmadı, aslında aklımda hep bir isim vardı, Duha ! :D Ama Duha ile yıllardır yüzyüze konuşmuşluğumuz hatta telefon görüşmemiz bile yoktu tabii MSN’de hiç bırakmadık birbirimizi amma öyleydi işte ne biliyim :D Bir de Duha’nın neş’eli kişiliği ses kaydında gülme krizini girer utanır, yollamak istemez diye düşünmüştüm. Ama kimseyi bulamazsam yine Ankara’ya kadar bekler, Ankara’da Duha’ya kaydettiririm yine demişidim (valla bak Duha harbiden :D ) ve bugün MSN’de yazışırken Duha’ya durumu açtım, Duha da bir deneyeyim dedi, ben hala bak şimdi gülcek utancak yapamıycak modundayım dedim. ve sonra ses kaydını gönderdi Duha, ben tabii şok :D Ardından ufak rütuşlarla ikincisini yaptık ve iş tamamdır arkadaşlar. Kadife sesiyle Duha TRT haberlerini sundu. Vay bee ne ses ne yorum.. Kesin Rock grubu kurmamız lazım Duhayla başkası kapmadan :D Burdan tekrar tekrar teşekkür eder, şükranlarımı bildiririm. Filmin 4 kişilik ekibinin bir üyesi de Duha, kutlu olsun !

 

PS: Mertcan ? Celo ? Bakın bunu da ben yaptım ok da yok nasılım :D

3,2,1 kamera motööör

Ağustos9

26_buyuk

Tatlı bir heyecan içindeyim. Sonunda ukte olarak kalmadı, beklemedik bir anda beklemedik bir şekilde Filmfabrika’sında karşıma Hegel abinin rastgele yazdığı sinopsis-senaryo karışımı hikayeler çıkıverdi. Sırayla okurken Rus pastası ile beynimden vurulmuşa döndüm. Evet ölüm üçlememin ilk filmini bulmuştum :D (lan daha konuyu senaryoyu filmlerin adını bile bulmadan üçleme düşünüyoruz helal olsun) Hegel abi sağolsun senaryoya karşı isteğimi iyice gazladı ve çek hiç durma dedi, ben de hikayeyi senaryo kalıbına biraz daha sokup yeni sahneler ekledim, modifiyelerde bulundum.

Beni endişelendiren 3 nokta(cık :D ) var sadece. Birincisi hikayenin istediği yüksek oyunculuk kabiliyeti. Hikaye genelde sözsüz olay gözlemleri ve monologlar şeklinde. Hikayede şimdilik tek oyuncu var ve kendi kendine yaptığı konuşmalar, olaylar filme doğal birşeymiş gibi aktarılmak için insanüstü oyunculuk gerektirmekte. Bense bu görevi Samet’e yükleyeceğim :D :D Neyse bi şekilde hallederiz, o kadar yönetmenlik tecrübemiz var di mi ?!?

İkinci nokta filmin finalinde gezinen hamamböcekleri. After effects’te kullanmak için 3D hamamböceği bulabilecek miyim, bulduklarıma oyunculuk yaptırmayı becerebilecek miyim, yaptırdıklarım doğal duracak mı (of anam of)

ve üçüncü nokta (neydi lan) ı ı ı şey. Hakkaten unuttum yaa. Ama mesela süre konusu da beni her zamanki gibi endişelendiriyor. Carréfour’da istediğim gibi çekim yapabilecek miyim, Silah oyma sahnesi çekebilecek miyim, Samet’in pastadaki mumlara sigara dumanı üflemesini sağlayabilecek miyim..

E yönetmenlik kolay iş değil tabii, sonucu göreceğiz…

Hamam böcekleri (isim önerilerine açığım) çok yakında . . .

 

HAh bi de bütün kamera arkasını çektirmeyi düşünüyorum, gençlere rehber olur :P :P

 

 

Edit: 3.noktayı buldum. Çekimlere sözde cuma başlayacaktık, pazartesiye kaydı. Pazertesi de direksiyon derim var nası çekicez nası yetişecek fikrim yok, cuma da taşınıyoruz.

ve Sonuç

Temmuz12

Evet bu sabah 10.30 itibariyle ÖSS sonucumuzu öğrendik. Ama rüyamdaki gibi Türkiye 1447.si olmadım, ÖSYM de bu sene çökmedi ve zink diye açıldı sayfa. Önce puana baktık 353. E hesapladığımız gibi, 2 puan düşük gelmiş olabilir. Zaten düşcekti puanlar di mi bişiy olmaz. Başarı sırası: 6694

Başta bunun gerçek bir rakam olmadığını düşündüm. Seri numara falan galiba, rakamlar kaymıştır dedim, ama öyle değildi resmen 6694. olmuşum. Odtü bilgisayar, Ege tıp, İtü Elektronik, İtü bilgisayar artık hayalden öte değildi. Puanı coşanlar, coşmayanlar… Birkan gir bi tıpa aptal olma, Fırat Tıp, İnönü Tıp baskıları. Neyse daha fazla yazasım yok herşeyin hayırlısı

« Eski Yazılar
  • Giriş
  • Standart XHTML
  • XFN
  • WordPress
  • Yakuter